15 arrow 1 bullet 1 4000 1 1 fade https://www.popvizyon.com 300 4000

Şairlerin Sözlerinden Seçme 15 Kısa Alıntı

Özkan Özcan
25 Aralık 2016

Türk Edebiyatı’nın önemli şairlerinin şiirlerinden derlediğimiz alıntılar:

#1
Renkler, oldu bir kere, geçti renkler
Düşünmek gerekli başlarken

Sen buna renk mi diyorsun? Ben serin, mavi
Ismarlamıştım sana sıcak çaylar yanında.
Behçet Necatigil – Kilim

 

romantik-1


#2
Adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
aynı şartlar altında kısmet olmayan
gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda.
Attila İlhan – Adımla Nasıl Berabersem

 

romantik-2
#3

Onlar ki, hepsi
Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
Ah güzel Ahmet Abim benim
Gördün mü bak
Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
Gelse de
Öyle sürekli değil
Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
O kadar çabuk
O kadar kısa
İşte o kadar.
Edip Cansever – Mendilimde Kan sesleri

 

romantik-3
#4

Bir gece misafirim olsan yeter,
Dolar odama lavanta kokusu;
Soğur sevincinden sürahide su.
Ay pencerede durup durup güler.
Cahit Sıtkı Tarancı – Misafir

 

romantik-4
#5
Sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
dilimizde akşamdan kalma bir küfür
salonlar piyasalar sanat sevicileri
derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
yakanda bir amonyak çiçeği
yalnızlığım benim sidikli kontesim
ne kadar rezil olursak o kadar iyi.
Can Yücel – Sevgi Duvarı

 

romantik-19
#6

İki şehri var gecenin, biri gözümde
tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur
gibi çöken siste, bana bu uykusuz
şehri niye bıraktın?
Haydar Ergülen – Sis

 

romantik-6
#7

Üç kez seni seviyorum diye uyandım
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
Bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.

Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
İlhan Berk – Üç Kez Seni Seviyorum Diye Uyandım

 

romantik-7
#8
 Değil kardeşim, dal yeşil değil, gök mavi değil,
Bilsen! Ben hangi alemdeyim, sen hangi alemde!
Aklından geçer mi dersin aklımdan geçen şeyler?
Sanmam! Yıldız ve rüzgar payımız müsavi değil;
Sen kendi gecende gidersin, ben kendi gecemde;
Vazgeç kardeşim, ayrıdır bindiğimiz gemiler!
Cahit Sıtkı Tarancı – İmkansız Dostluk

 

romantik-18
#9

Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın,
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın.

Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın.
Mavi bir gökyüzümüz olsun, kanatlarımız
Dokunarak uçalım.
Cahit Külebi – Dost

 

romantik-15


#10
 Gidenler gitti Alişim,
Boş kaldı ceketin sağ kolu…
Hadi köyüne döndün diyelim,
tek elle sabanı kavrasan bile
Sarı öküz gün görmüştür,
Anlar işin iç yüzünü!
Rıfat Ilgaz – Alişim

 

romantik-20
#11

Ey esmer hüznü hicrandan
Bekleyen sevgili
Kendini bana, beni yollara
Sürgün etmeden bil ki,
Mavi düşlere sardığın o acar delikanlın
Seni ve aşkını zehir bir yürekle kuşandı
Ama gün olur umutlarda yenilirse
Kalleş bir kurşuna birlik olup
Büyüttüğümüz  ışıkları söner sanma ve unutma
Gülüşü yaralım o uslanmaz inadın biri sen diğeri ben olduktan sonra
Serüvencin nasıl olsa nerede olsa  nerede olsa bulur.
Cemal Süreya – Esmer Hüzün

 

romantik-11
#12
 Şimdi gökler mecnun rüzgâr yolcu bulutlar
şimdi yürek sarhoş kağıt sarhoş kalem sarhoş
minareler elpençe divan durmaktan usanmış
mavi yeşil neon lâmbaları bir sönüp bir yanıyor
son tramvaylar fren çözüp uykuya doğru uzamış
ve iliklerine kadar geçmiş efkâr
istanbul şehri ağlıyor.
Atilla İlhan – 
İstanbul Şehri Ağlıyor

 

romantik-17
#13
 Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
Necip Fazıl Kısakürek – Kaldırımlar

 

romantik-13
#14

Hoyrattır bu akşamüstleri daima.
Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
Yalnızlığımla doldurup her yeri
Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
Lavanta çiçeği kokan kederleri;
Hoyrattır bu akşamüstleri daima.
Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
Unutuşun o tunç kapısını zorlar
Ve ruh, atılan oklarla delik deşik;
İşte, doğduğun eski evdesin birden
Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,
Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
Ve cümle yitikler, mağluplar, mahzunlar…
Ahmet Muhip Dıranas – Olvido

 

romantik-14
#15

Bir çocukluk oyunu mu oynadık orada?
Sen gelin olmuştun, ben güvey.
Sen öyle güzel; ben daha genç,
Yepyeni, taptazeydi her şey.
Ziya Osman Saba – Misak-ı Milli Sokak No. 37

 

 

Yorumlar 0